Behçet hastalığı nedir, belirtileri nelerdir?

Ağız bölgesinde sık görülen aftlar ya da ağrılı yaralara verilen hastalığa Behçet hastalığı adı verilmektedir. Daha çok ayda bir görülen bu durumun belirtileri de dikkat çekmektedir. Her insanın belirli dönemlerinde ağız bölgesinde yaralara rastlanılmaktadır. Fakat bu durum sıklaşmış ise artık teşhisin konulması gerekiyor.

Bu hastalık daha çok 20 ile 40 yaş arasında ortaya çıkmaktadır ve en çok Uzakdoğu ve Akdeniz bölgelerinde görülmektedir. Ülkemizde ise yapılan araştırmalara göre her 300 kişiden 1’inde bu hastalık bulunuyor. Erkeklerde görülme sıklığı daha fazladır.

Behçet Hastalığı Belirtileri

Behçet hastalığında her kişide aynı bulgular görünmeyebilir. En çok görülen şiddetli belirtileri arasında farklar bulunur. Ağızda çıkan yaralardan sonra görülen bu hastalığın ilk habercisi yine ağız yaralarıdır. Tekrarlama zamanları da kişiden kişiye göre değişmektedir. Ayrıca hastalık iyileştiğinde cilt üzerinde iz bırakmaz.

Genital bölgelerde de yararlara rastlanabilir. Daha çok sivilce şeklinde ortaya çıkan bu kırmızı renkli yaralar ilerleyen zamanlarda daha kötü bir hale gelebilmektedir ve Behçet Hastalığı Belirtileri arasındadır.

Gözdeki damarlarda iltihaplanmaya neden olabilen bu hastalık ile birlikte gözde bulanıklık ve görme kaybı yaşanabilir. Bu sayede belirtileri ortaya çıkan hastalık her iki gözü birden de etkileyebilmektedir. Gözün dışında deri üzerinde de yaralar görülebilir. Kasık bölgesi dâhil olmak üzere sırt üzerinde de kendini belli edebilir. Çevresi kırmızı ve ilerleyen günlerde daha koyu hale gelebilir.

Kan damarlarında iltihaplanmaya neden olabilecek bu hastalık aynı zamanda beyin damarlarında da şiddetli bağ ağrılarına neden olabilir. Yaşanan iltihaplanma sonucunda damarda kanamalar görülebilir. Bu durum oldukça tehlikelidir ve bacaklarda görüldüğünde şişlik ve ağrılara neden olabilmektedir. Böbrek ve akciğer iltihaplanmalarına neden olursa çok daha ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

Hastalığın esas belirtilerini genel olarak sıralayacak olursak aşağıdaki gibi bilgilere ulaşabilirsiniz. Belirttiğimiz gibi ağız yaraları, genital yaralar ve deri ve gözde yaşanan sorunlarla kendini belli etmeye devam eder.

  • Ağız yaraları: Ağız yaralarında daha çok bu hastalıktan şüphe duyulabilir. Çocuklarda daha sık görülebilmektedir ve yara büyüklük ve küçüklüğe göre etkisini göstermeye devam etmektedir. Büyük ağız yaraları daha nadir görülür ve tedavisi de çok zordur.
  • Genital Yaralar: Erkek çocuklarda daha çok görülmektedir. Fakat yetişkin erkek hastalarda bu durum iz bırakarak iyileşme gösterebilmektedir. Oral aftlara benzeyen bu yaralar ergenlik öncesi çocuklarda da görülebilmektedir.
  • Göz Tutulumu: Hastalığın en ciddi durumlarından biridir. Günümüz toplumlarında görülme sıklığı yapılan araştırmalara göre %50 oranındadır. Bayanlarda daha az görülür. İki taraflı olarak görülebilir ve daha çok gözlerde alevlenme ve atak durumu görülebilmektedir. Her alevlenme durumu aslında görme kaybına neden olabilir ya da yapısal hasarlar oluşturabilmektedir.
  • Deri Tutulumu: Günümüzde farklı deri lezyonları bulunmaktadır. Bu durum sivilce olarak ortaya çıkabileceği gibi cilt üzerinde kabarıklıklara da neden olmaktadır. Daha çok ergenlik öncesi dönemlerde görüldüğünü söyleyebiliriz.
  • Eklem Tutulumu: Bu hastalığa yakalanan kişilerin diz, el ya da dirsek bilekleri hastalıktan etkilenmektedir. Bu sırada da eklem tutulumu durumuna rastlanabilir. İltihaplanma kısa sürede düzelebilir ve ciddi eklem hasarlarına neden olmaz.
  • Nörolojik Tutulum: Hastalıklı kişilerde nadir de olsa bu durum görülebilmektedir. Daha çok şiddetli baş ağırsıyla kendini gösterir ve daha çok erkeklerde görülebilmektedir.

Behçet Hastalığının Tanısı ve Tedavisi

Bu hastalığın kanısında bir takım testler kullanılmaktadır. Deri altına bir madde enjekte edilmesi ve 2 gün içerisinde iltihaplanma olup olmayacağına dayanan bu yöntem sıklıkla kullanılmaktadır. Eğer test sonucu pozitif çıkarsa tanı koyma durumu kolaylaşmaktadır. Fakat kesin bulgulara neden olmadığı için tanı koyulması biraz daha zor olabilir. Bunun dışında Behçet hastalığı tanısı için konulabilecek farklı bir yöntem bulunmamaktadır.

Hastalığın tedavisi uygulanırken bu hastalığın etkileri tamamen ortadan kalkmayabilir ve sadece hastalığın şikâyetlerini azaltmaya yönelik olabilir. Günümüzde bu hastalığın tedavisi henüz bulunmamaktadır ve görüldüğü organa göre tedavi şekli de değişmektedir. Bulguları ortadan kaldırabilmek için ilk olarak ilaç tedavisi kullanılmaktadır.

Tedavisi uzun süren bir hastalıktır ve bu yüzden düzeli olarak kan tetkiklerinin yanında göz muayenesi yapılmaktadır ve uzman doktor sürecin ilerleyişine göre tedaviye yön verebilir. Düzenli ilaç kullanımından sonra kontrol altına alınabilen Behçet Hastalığı doktor kontrolünde muayeneler ile devam etmektedir.

İlaç tedavisinin bir takım yan etkileri de görülebilir. İshal durumu en sık görülen yan etkiler arasındadır. Bunun yanında sperm sayısında azalmalar da yaşanabilir. Etkili iltihap çözücü ilaçlarla birlikte kemik erimesi ya da gelişme geriliği gibi durumlar da yaşanabilir. Bu yüzden tedavi uygulanırken ilaçların dozu uzmanların tavsiyesine göre ayarlanmalıdır.

Hastalığın kontrol muayeneleri daha çok hastalığın aktivitesini ve tedaviyi izlemek için yapılmaktadır. Çocuklarda sık görülebilen Behçet hastalığı ile ilgili tamamlayıcı tedavinin bulunmadığını söyleyebiliriz. Daha çok hastalığın yan etkilerini azaltmak ve ilerleme sürecini yavaşlatmak için bu tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Yapılan araştırmalarda ülkemizde her 10 hastanın 4 ya da 5’inde göz tutulumu görülmektedir. Bu yüzden düzenli göz kontrollerinin de yapılması önemlidir. Atar damar ve toplar damar tutulumu görülebileceği için bu damarlarda pıhtılaşma süreci de başlayabilir. Romatoloji hekimleri tarafından teşhis ve tedavi yöntemleri uygulanmaya devam edilirken hastalar da bu konuda uzman kişilerden destek almalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir